Klonlama nedir? Klonlama, bir şeyin genetik olarak aynısının kopyalanmasıdır. İlk klon meşhur Edinburgh koyunu Dolly'dir. Teknik olarak annesinin aynısı olmasada( ki bu yüsden gerçek klon sayılmaz), somatik hücrelerin yaşlı bir organizmada potansiyelini kaybettiğine dair görüşün aksini ispatlamıştır. Bilim adamları akciğer, karaciğer ya da vücüdun herhangi bir hücresinin bir kere bölündüğünde, hücre içindeki diğer genler aktif olmadığından değiştirilemez. Dolly ile birlikte, bilim adamları yaşlı koyunun hücre çekirdeğinden aldıkları genetik materyalleri, çekirdeği ve genetik materyallerin alındığı bir yumurtaya aktarmışlardır. Donor hücrelerinden alınmış DNA içeren yumurta kimyasal maddeler veya elektrik akımı ile hücre bölünmesinin gerçekleşmesi sağlanmıştır. Klonlama&Genetik Mühendisliği Genetik mühendisliğinde, bütün organizmanın koplayalanmasının yerine, belirli bir hücrenin DNA' sı değiştirilir böylece genetik bozuklukları düzeltmek için protein üretir yada organizmada gerekli değişiklikleri yapar. Genetik mühendisliğinde ilk adım organizmada bozukluğa neden olan genin ayrılmasıdır. İkinci adım bu genin kopyalanmasıdır. Son adım ise, bu geni hücre içerisine yerleştirmektir böylece vücut fonksiyonu değişir. İnsanlarda saç dökülmesine neden olan gen Colombia üniversitesindeki Dr. Angela Christiano tarafından bulunmuştur. Bu genle insanlar saçlı doğar sonradan bu saçlar dökülür ve geri uzamaz. Blim adamları insanlarda 8p21 kromozumundaki hastalığı tanımladılar ve bir fareye saç dökülmesine neden olan bu geni klonladılar. Fakat, birinde saç dökülmesine neden olan bu gen diğerinde aynı etkiyi göstermemiştir. Fakat, Dr Christiano' nun laboratuarı çalışmalarına devam etmektedir. ‘ Hedgehog pathway' adlı yeni ilaç bir farede saç büyümesini sağladığı görülmüştür. Yapılan çalışmalada, uygulanan ilacın farede saç foliküllerinin dinlenme evresinden büyüme evresine geçişini sağladığı görülmüştür. Fakat, bu teknoloji insanlarda uygulanamamaktadır. Saç çoğaltma nedir? Saç çoğaltmasında, kafa derisinden yada gögüsten alınan kıllar kafadaki açık alana ekilir. Bu uygulamada, saç folikülü bazındaki gelişme hücrelerin hücrelerin saçlarla birlikte çıkabileceği yönündedir. Bir saç ekildiğinde oradaki hücreler yeni bir folikül oluşturmaktadır. Teoride, bir doktor mikroskop ile hangi saçların kök hücresi olduğuna karar verebilmektir. Bu prosedüre saç çoğaltma adı verilir Bu prosedürde, kılların bulbları köklerden ayrılır ve tüp içine yerleştirilir. Hücreler çoğaldığında, kel bölgeye saç folikülleri ekilir. Bu prosedürde keratinosid sadece geçici amplifikatördür saçların büyümesi için gerekli olan kök hücreleri büyük ölçüde etkilenmemektedir. Bu yüzden uygulanmamaktadır. Saç klonlama modeli Saçların klonlanması oldukça karmaşık bir olaydır bu bir test tüpünde bir takım diş büyümesini denemek gibi birşeydir. Saç folikülleri tamamen bir organizma olmadığından klonlamazlar. Fakat, Drs.Armanda Roynold ve Colin Jahoda bu ikilemi çözmek için bir çözüm yolu sunmuşlardır. Trans-Gender Induction of Hair Follicles adlı çalışmalarında araştırmacılar saç foliküllerinde bulunan hen kılıfı hücrelerinin kişiden alınıp bir başkasına ekilebilmektedir. Ekilen hücreler etkileşime uğrar ve böylece terminal saç folikülleri oluşur. Bu tam anlamıyla bir klonlama olmasada hen kılıfı hücreleri Petri kutusunda çoğaltılabilmekte, ve daha sonra başkalarına enjekte edilebilmektedir. Bu deneydeki bir başka nokta ise donor hücreleri erkekten, saçların büyümesini sağlayan resipiyon hücreleri ise kadından gelmektedir. Şöyle bir gerçek vardır ki: donor hücreleri herhangi ir rejeksiyon yaşamaksızın bir kişiden diğerine ekilebilir. Donor karşı cinsten olmasına ve farklı genetik profiline sahip olmasına rağmen, implantasyonda herhangi bir rejeksiyon yaşanmamaktadır. Bu durum, hen kılıfı hücrelerinin özel bir bağışık durumuna sahip olduğunu ve bu alçaktaki saç foliküllerinin gizli immun bölgeler olduğunu göstermektedir. Bunun yanında, saçların görünümünü resipiyon derinin etkilediği bilinmektedir. Böylece, hastalar oldukça doğal bir görünüme sahip olmaktadırlar. Kişden kişye hücre transferinde, tamamen kel alan bu durumlarda önemli olabilir. Fakat, androgenetik alopesiya da kafanın arka ve yan kısımlarında saçlar olduğundan, buradaki saçlar henkılıfı hücrelerinin kaynağıdır, böylece iki kişi arasında hücre transferine çok gerek duyulmaz. Deneyin en önemli noktası indükleyici hen kılıfı hücrelerinin fibroblast olmasıdır. Fibroblast kültürü yapılabilecek en basit hücrelerdir. Bu yüsden, donor bölgesi limitsiz saç kaynağıdır. Yapılması gerekenler ISHRS'nın 2003'teki toplantısında, Dr. Jerry Cooley saç klonlamada( bir başka deyişle Foliküler Hücre Ekimi) karşılaşılan sorunlardan bahsetmiştir. İlk olarak, kullanılacak en uygun foliküler bileşene karar vermek gerekmektedir.( Collin/ Jahoda deneyinde hen kılıfı hücrelerini ayırmakta zorluk çekilmiştir ve istenilen sonuç alınamamıştır.) daha sonra alınan hücreler dışarıda başarılı bir şekilde yetiştirilmelidir. Üçüncü adım olarak, hücre düzeyi büyürken sıraya sokulmalıdır. Son olarak ise, hücreler alıcı kafa derisine enjekte edilmelidir. Bütün foliküler ünitelerin belli bir yönde kafa derisine hücre ile birlikte ekildiği Foliküler Ünite Transplantasyonunda ekilen saçların doğru yönde uzayacağına, rengi olacağına, kalın olacağına, ya da doğal görüneceğine dair bir kanıt yoktur. Bu problemi çözmek için, bir kişi kafanın santralis bölgesindeki indüklenmiş saçları kullanmış ve daha sonra Fut yöntemini uygulayarak doğal bir görünüm oluşturmaya çalışmıştır. Fakat, indüklenen foliküllerin doğal görünümü sağlayacak kadar uzayacağı kesin değildir. Ayrıca saç bir kere normal döngüsünde döküldüğünde yeniden büyüyeceğine dair de bir garanti yoktur. ( normal bir saç teli en az 2-6 yıl arasında büyür. Sonra bu saç dökülür ve saç yeniden çıkıncaya kadar folikül yaklaşık 3 ay hareketsiz kalır ve sonra döngü yeniden başlar) Saç klonlamada en büyük teknik problem kültürdeki saçların çoğaldıkça ve saçtan ziyade bir fibroblast gibi davranmaya başladığında dediferansiyosyana uğramaktadır. Hücrelerin büyüyebileceği en uygun ortamı bulmak araştırmacıların en büyük problemlerindendir ve bu tedavinin uygulanmasını engelleyen en büyük sorundur. Bu sorunların üstesinden gelindiğinde, güvenliliğin sağlanması açısından FDA'nın ön gördüğü bazı koşullar daha vardr. Bu yılları alan klinik çalışmaları geektiren bir süreçtir. Klonlama hala bir deney sürecindedir. Birkaç başarı sağlansa da, klonlamanın saç ekiminde kullanılması için hala çalışmaya ihtiyaç vardır.
|